E-İLKÖĞRETİM.NET

Dosya Deposu

Okul başarısızlığı bir ailede huzuru ve dengeyi tehdit eden olaylar arasında önemli bir yere sahip olan bir durumdur.

Düşük başarı veya okul başarısızlığı, çocuğun kapasitesi ile okuldaki başarısı arasındaki uygunsuzluktur. Öğrenci zihinsel kapasitesinin altında notlar aldığında kullanılır.

Okul yıllarının ilk döneminde başarısızlığın fark edilmesi önemlidir. İlköğretim sürecinde fark edilmeyen ve düzeltilmeyen bir okul başarısı öğrencinin bütün okul yaşamını etkiler.

Okul başarısızlığı gözlemlenen çocuk genellikle sınıfta hiçbir şey yapmaz. Ödevlerini hazırlarken de çok dikkatsiz ve ihmalkâr olduğu göze çarpar. Sınıf arkadaşlarıyla sürekli olarak bir tartışma içerisindedir ve otoriteyi kabul etmez. Sınıfta derse ya çok az katılır ya da hiç katılmaz. Zamanını başta kalemini açma ya da kalemini kemirme olmak üzere, her türlü eşya ile oynayarak, çevresindekileri rahatsız ederek ya da onlarla konuşarak, sırasında sallanarak geçirir. Yazılı çalışmalarından nefret eder yapmak zorunda kalsa da baştan savma, yapmış olmak için yapar.

Peki neden bazı öğrenciler okulu sevip, öğrenmek için çaba sarf ederek ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırken neden bazıları okuldan nefret etmekte, ödevlerini zorlukla yapmakta ve bunun sonucunda da başarıları yapabilirliklerinin altında kalmaktadır?

Ev ve aile ortamı, bireysel özellikler, okul ve öğretmen okul başarısızlığını etkileyen 3 temel faktördür.

Okul başarısızlığının bir takım psikolojik sosyo-kültürel sebepleri vardır. Bu sebepler içinde düşük motivasyon, sınırlı olanaklar, belirli gelişimsel ve psikopatolojik kaynaklı sorunlar, aile etkileşimindeki hata ve yetersizlik faktörleri yer almaktadır.

1) Ev ve aile ortamını ele aldığımızda özgüven, kendi kendini yöneltme, motivasyon, başarı konusunda anne ve babanın tutum ve desteği, anne ve babanın aşırı baskısı, beklentisi ve stres oluşturan olumsuz ev koşulları öne çıkmaktadır.

Özgüven: Sıcak, sevecen, tutarlı bir aile ortamında çocuk huzur ve sevgiyi bulur. Çünkü çocuk ev ortamında kabul görmekte ve kişiliğine saygı duyulmaktadır. Böyle bir ortamda da çocuk kendi kendine yetmeyi, kendinden hoşnut olmayı ve kendine saygı duymayı öğrenir. Bu ortamı bulamadığında ise kendine güvenmez ve yapabileceklerinin farkına varamaz. Çocuğun kendine güveni azaldıkça ders çalışma isteği de azalacaktır. Kendine güvenmeyen bir çocuk derslerde başarılı olabileceğine de güvenmez.

Kendi Kendine Yetme: Çocuğun dış dünyayı tanımak için yaptığı girişimleri desteklemediğimizde, bağımsız olma konusundaki girişimlerini teşvik etmediğimizde, çocuk kendi kendine yetmenin hazzını yaşayamaz ve ben kendi başıma bir bireyim diyemez. Böyle bir çocuktan da okul başarısı beklenemez, çünkü çocuk kendi kendine yetmesini öğrenmemiş ve sorumluluk almamıştır. Çocuk kendi başına yemeğini yemsini, giyinmesini, oyuncaklarını toplamsını öğrenmeli kendi hayatının sorumluluğunu kendi eline almasını öğrenmelidir.

Düşük Motivasyon: Belli bir amaca ulaşmak için güç kazanmaktır motivasyon ve çocuk bu gücü ailesinden alır. Çocuğun kendine olan güvenini kazandırmak, ailenin en önemli görevidir. Motivasyonu düşük olan çocuklar genelde dersi geçebilecekleri kadar ders çalışırlar kalanını ise gereksiz bulurlar. Çocuğa ilgilerini geliştirici yeni fırsatlar tanımak gerekmektedir. Bu fırsatları değerlendirmesi içinde çocuk teşvik edilmelidir. Sen yapamazsın diye ya da üstü kirlenecek diye çocukları bir şeylerden alı koymak onun başarısını da etkiler.

Başarı Konusunda Anne- Babanın Tutumu Ve Desteği: Bazı anne- babalar için ders başarısızlığı kabul edilemez bir durumdur. Çoğunlukla bir tutumdan diğerine geçerler, bazen İster doktor ol, istersen mühendis gibi iyimser tahminlerde bulunurlar bazen de iyi çalışmıyorsun hiçbir zaman senden adam olmaz, sefalet içinde yaşar gidersin şeklinde endişe ile çocuklarını uyarırlar. Bu durumda çocukların duygusal dengesini bozabilir.

Okul başarısızlığı ortaya çıktığında kimi anne babalar adeta kör olur ve bu durumu görmekten kaçınırlar. Çocukla konuşmaktan, öğretmenle karşılaşmaktan ustaca kaçınırlar. Başarısızlığın nedenini araştırmadan durumu farklı şekilde yorumlarlar.

Bazı anne babalar ise en küçük hataya bile müdahale ederler. Alınan düşük notlar, sıralamadaki düşüşler, öğretmenlerin uyarıları anne babanın şiddetli tepkilerine yol açabilir. Genellikle bu tepkiler ilk olarak öğretmen yanında verilir, başarılı kardeşleriyle, arkadaşlarıyla ya da kendileriyle çocuğu kıyaslarlar.

Her çocuk kendi başına bir bireydir durum böyle iken, onu zihinsel kapasitesi, ilgi ve yetenekleri farklı başka biriyle karşılaştırmak onda duygusal ezime bir örselenmeye neden olur. Anne baba tarafından sürekli olarak bir başkasıyla kıyaslanan çocuk bir müddet sonra gerçekten kendini değersiz bulmaya başlar ve kendini başarısız olarak görür.

Bu gibi durumlarda bazı aileler gezmeye izi verme, para, armağan ya da bunlardan yosun bırakma şeklinde çeşitli ödül ve ceza tiplerini kullanırlar. Sonucu beklemeden birinden diğerine geçerler bu da çocuğu şaşkınlığa uğratır.

Bazı ailelerde her ödevi ile ilgilenerek, düzelterek, kontrol ederek, adım adım izleyerek yardım ettiklerini zannederler.

Anne baba başarısızlıkta tümüyle kendini suçlu görür. Kendilerini suçlu hissettikçe yanlış çözümler üretirler. Tek sebebin aile olmadığı bilinmelidir farklı etmenler, organik ya da psikolojik bir bozuklukta olabileceği düşünülmelidir. Okulu, idareyi, aileyi, çocukları suçlamak hiçbir işe yaramaz önemli olan başarısızlığın altında yatan sebeplerdir.

Anne babanın okula olan tutumları da okul başarısında önemlidir. Eğer aile okula önem vermemişse, öğretmeni küçümsemişse çocuk bunların etkisinde kalarak ta başarısız olabilir. ‘Aman ne olacaksın okuyup da’ şeklinde çocuğa yaklaşmak onda ‘Okuyup ta ne olacağım ki’ mantığını yerleştirir.

Çalışmaları ailesi tarafından desteklenmeyen, başarısızlıklarından dolayı eleştirilen bir çocuğun kendini değerli bulması beklenemez, kendini değersiz bulur ve küçümser. Bu durumda da var olan yeteneklerini de gizler. Bu durumda da kapasitelerini kullanmazlar ve başarıları düşük olur. Çocuklarına destekleyici bir ortam sağlayan, başarılarıyla ilgilenen, onlara saygı gösteren, gelecek çalışmaları için onları destekleyen, onlara sevgi ile yaklaşan ailelerin çocuklarında ise okul başarısı artar.

Anne Babanın Aşırı Baskısı: Çocuk erişemeyeceğini düşündüğü yüksek başarıya ulaşmak için ailesinden aşırı bir şekilde ve sürekli olarak baskı hissettiğinde bu baskıyla başa çıkamaz ve kendisinden beklenildiğini düşündüğü başarıyı elde edemez. Yeni girişimler için de cesareti kırılır.

Sürekli eleştirilen, baskı altında tutulan çocuklarda içe çekilme, utanma, özellikle ders konusunda yalan söyleme eğilimi görülür. Bunun yanı sıra ise psikosomatik baş ağrıları, yetersiz arkadaş ilişkileri ve tırnak yeme gibi durumlara rastlanabilir.

Anne babaları tarafından aşırı korunan çocuklarda da okul başarısızlığının yanı sıra alt ıslatma, karın ağrısı, içine kapanma, utangaçlık, sık sık soğuk algınlığına yakalanma gibi durumlar görülebilir.

Anne Babanın Beklentisi: Anne baba çocuğun yeteneklerine göre bir beklenti içerisinde olmalıdır. Yeteneğinin üzerinde bir beklenti onun cesaretini kırabilmektedir. Anne ve babayı hayal kırıklığına uğratmak çocuk için korkunç bir şeydir ve böyle bir durumda çocukta başarısızlık kaygısı oluşur. Böylelikle çocuk yeni girişimlerde ve denemelerde bulunmayarak başarısızlıktan kendini korumaya çalışır. Bunun yanı sıra düşük beklenti de çocuğun başarısını olumsuz etkiler. Çocuk bir şey yapmak için kendini zorlamaz. Örneğin ödevini bitirmek için çana harcamaz çünkü annesi veya öğretmeni zaten ondan o çabayı beklememektedir.

Stres Oluşturan Olumsuz Ev Koşulları:

2) Bireysel Özellikler:

 

Fiziksel, duygusal ve zihinsel olgunluktaki yetersizlik çocuğun başarısını etkiler. Bazı çocuklar bir söylemede anlarken bazıları ise 5 söylemede anlamaktadır.

3) Okul Ve Öğretmen:

 

Öğretmen çocuğun ilerleyebileceğine ve yeteneklerini kullanabileceğine inandığında çocuk da kendine olan güvenini kazanabilir ve bunun sonucunda da başarılı olabilir. Bundan dolayı okul başarısızlığı olan çocuklar sorumluluk almaya yönlendirilmeli, teşvik edilmeli ve çabaları takdir edilmelidir.

            Okul başarısızlığında bazen de sınırlı olanaklar dikkati çekmektedir. Çocuklar bazen öğrenme ve çalışma olanaklarını kısıtlayan sosyo kültürel faktörler sebebiyle amaçlarını gerçekleştiremezler. Gerekli araç gereci bulamayan ya da kalabalık sınıflarda öğrenim gören öğrencilerde de başarı düşük olacaktır. Bunun yanı sıra okul dışında çalışma zorunluluğu olan çocuklarda da okul başarısında düşme olacaktır.

Başarısızlık Karşısında Ebeveynler Çocuklara Nasıl Yardımcı Olabilirler?

  • Çocuğun başarısızlığı aile içerisinde utanç verici bir durum değil, çaba gösterince aşılacak engeller olarak kabul edilmeli ve çocuğunda bu şekilde anlaması sağlanmalıdır.
  • Karnedeki düşük notlara dayanarak katı bir dille çocuk suçlanmamalı, oyun ve tatil saatleri ortadan kaldırılarak ağır bir biçimde cezalandırılmamalıdır. Bu çocukta duygusal izler bırakabilir ve silinmesi zordur.
  • Bütün çocukların ödev konusundaki ihtiyaçları farklı olmakla birlikte, çocuğa ev ödevinde yardim etmenin, onun yerine ödevi yapmak veya ödevi onunla yapmak olmadığını unutmayın.

Ödevinde yardımcı olmanın yolu çocuğunuzun derse başlamasını sağlamak ve onun çalışma ortamını düzenlemekten geçer.

Çalışma ortamını düzenlemek için çalışma masası çevresindeki oyuncak, poster vb. dikkat dağıtıcı öğeleri uzaklaştırın,

televizyonu kapatın. Çalışmaya baslarken Çocuğunuza yüreklendirici sözler söyleyin. Örneğin; ona geçmiş başarılarından

veya ödevi bittikten sonra zevk alacağı bir etkinlikten söz edin. Çocuğun ödevleri onun adına yapılmamalı, tek başına kendi

sorumluluğunu öğrenmesi sağlanmalıdır. Çocuğun çalışmalarına gerekli durumlarda, çocuğun yönelttiği sorulara yardımcı

olarak güvenli ve sıcak bir ilgiyle katkıda bulunması gerekir.

  • Başarılı kardeşlerle veya arkadaşlarla çocuk kıyaslanmamalı. Bu durum başarı yoluyla diğerlerinin anne ve babasını elinden aldığını düşünmesine sebep olur.
  • Çocuğun başarısızlığının altında bir çok neden yatabilmektedir anne baba buna dikkat etmeli ve temel nedeni bulmalıdır. Bir uzmandan yardım almaktan çekinmemelidir.
  • Okul çağı gelmemiş çocukları okula başlaması konusunda ısrar etmemelidir.
  • Kısacası zayıf notlar karşısında paniğe kapılmamalı, öncelikle başarısızlığın sebepleri araştırılmalı ve çocukla birlikte ortak bir çözüme gidilmeli. Anne baba olarak çocuklarına güvenerek, yakın ilgi göstererek ve başarılarını ödüllendirerek onlara destek olmalıdır.

 

 

 

 

 

 

Yararlanılan Kaynaklar: H. Yavuzer, Çocuk eğitimi El Kitabı, Remzi Kitabevi,16. Basım, Mayıs 2003,

   İstanbul.

                              H. Yavuzer,Ana-Baba Ve Çocuk, Remzi Kitabevi, 15. Basım,Ekim 2002,              

   İstanbul.

 

Çocuklar için stres yaratıcı ortamlar arasında boşanma, anne veya babanın veya da yakın bir aile üyesinin ölümü, anne veya babanın yeniden evlenmesi, seyahate bağlı anne veya babadan ayrılma, aile içinde hastalık, yeni öğretmen, yeni okul, annenin hamileliği, kardeşin doğumu, okula yeni başlama, bitirme veya taşınma yer almaktadır. Mutsuz bir ev ortamında bulunan çocuk öğrenmekten keyif almak ve haz duymak için gerekli olan duygusal ve sosyal uyaranlardan mahrum kalmıştır.
Ekler:
DosyaKırık linkleri yorum bölümüne yazarak bildiriniz.
Bu dosyayı indir (OKUL_BAŞARISIZLIĞI_VE_AİLE.doc)Okul Başarısızlığı ve Aile 

Benzer Dosyalar: