E-İLKOGRETİM.NET

Okul Öncesi, İlkokul, Ortaokul, Lise Tüm Dersler © 2018 Üyelik Gerektirmez

RTÜK’ün 1 Nisan’da yürürlüğe giren ve 1 Nisan şakası etkisi yaratan yeni reklam yönetmeliği, izleyicinin keyfini çok kaçıracağa benzer. Yeni reklam uygulamasına göre, kanallar bir saat içerisinde 12 dakika reklam yayınlayabiliyorlar. 12 dakikayı geçmedikleri sürece, bu süreyi diledikleri gibi kullanma hakkına sahipler.
Şu ana kadarki süreçte görünen o ki, kanalların tercihi sık ve kısa reklam yayınlamak. Yani, 60 dakikalık süreyi;1 dakikalık, 3 dakikalık ve 4 dakikalık reklam kuşakları ile bölerek, izleme konsantrasyonunu neredeyse yok ediyorlar. Özellikle de yerli diziler, tamamen reklam istilası altında… Dizi arası reklam, yerini “reklam arası dizi”ye bıraktı…
Eğri oturup doğru konuşalım; TV kanallarının varlık nedeni elbette ki reklamlar. Ve reklamlar olmasa, sevdiğimiz birçok yapımdan mahrum kalacağımız aşikar. Hal böyle iken, neden bu kadar çok reklam yayınlanıyor diye kızmak anlamsız. Diğer taraftan, reklamların, izleme keyfimizi yok etmesine sessiz kalmak da mümkün değil. Yeni uygulama şimdiden yüzlerce şikayet aldı…
Buraya kadarki süreç, tüm kanalların ortak derdi. Bundan sonraki tavır ise televizyon kanallarının yönetim aklını gösterecek. Çünkü reklamın temel kaynağı olan izleyiciyi kızdırmak ve abuk-subuk uygulamalar ile onu izlemekten vazgeçer hale getirmek, TV kanallarının önündeki en büyük tehlikelerden biri. Ne de olsa, reytinglerin düşmesi, reklamverenin tercihini doğrudan etkiler.
Kısa vadede reklamların izlenme oranını artırır, ya sonra?
Aybaşı itibariyle yürürlüğe giren yeni reklam uygulamasında kanallar, eski uygulamaya alışmış izleyicilerini kaçırmamak için, geri sayım yöntemini kullanıyor ve izleyicinin ekran başından ayrılmasını engellemeye çalışıyor. Reklamın kısa süreceğini gören izleyiciler de, bekleme süresini reklam izleyerek geçiriyor. Şu durumda, reklamların izlenme oranının arttığı şüphesiz. Bu da, markalar için aslında önemli bir avantaj sağlıyor. Ancak, yeni uygulamanın aldığı şikayet oranlarına bakılırsa, izleyicinin bu memnuniyetsizliği, reklamveren markaya antipati yaratabileceği gibi, orta vadede izleyici başka alternatifler aramaya da yöneltecektir…
İnternet mecrası için fırsat…
Yeni reklam uygulamasının yarattığı rahatsızlık, internet mecrası için ise yeni bir fırsat. Çünkü pek çok yapımı, daha sonra internet üzerinden izlemek mümkün. Üstelik izleyici, internette reklamı geçerek, yapımı kolaylıkla izleyebiliyor. Bu durumda, izleyicinin sevdiği diziyi veya programı izlemek için, daha interaktif olabildiği internet mecrasına yönelmesi güçlü bir olasılık gibi görünüyor.
Akıllı yönetilen kanallar tehlikeyi görecek…
Sonuç itibariyle görünen o ki, akıllı yönetilen kanalların yeni stratejilere ihtiyacı var. Bence yapılabilecek en iyi uygulama, reytingi yüksek yapımları sıkça bölüp izleyiciyi kızdırmak yerine, daha makul parçalara bölerek daha az reklam yayınlamak ama bu yapımlara alınan reklamların fiyatlarını yüksek tutmak. Böylece, ne izleyici rahatsız olur, ne de TV kanalı zarar eder.
Üstelik, ürün yerleştirme uygulamasının da onaylanmasıyla beraber aslında, izleyiciyi rahatsız etmeden ve kaçırmadan üretilebilecek pek çok çözüm var.
TV kanalı-izleyici-reklamveren üçgeninin hakemi konumundaki RTÜK’ün yeni kararları, bakalım reytinglerde ve reklam stratejilerinde nasıl bir değişikliğe neden olacak… İzleyiciyi şimdiden canından bezdiren bu uygulama, kendisine sağlıklı bir zemin bulabilecek mi?... Silva DEMİRCİ

Benzer Dosyalar: